8 Mart 2012 Perşembe

Büyüklere masallar...



Develer tellal iken pireler berber iken ,sihirli bir gecenin parıldayan yıldız fenerlerinin altında eşsiz bir balo düzenlenmiş,bu baloya sevinç, üzüntü, aşk, nefret, sevgi, dostluk ve daha sayamadığımız herkes davetliymiş kahkalar, çığlıklar yükseliyormuş gökyüzüne,balo bazen durgun, bazen neşeli devam ederken güzel dostluklar başlamış,üzüntü, sevinci çok sevmiş, dostluk bir başkaymış hepsinin gözünde,aşk ve sevgi birbirlerini tamamlamışlar adeta, nefret ve kıskançlık bir köşede uzak dursa da anlamışlarki bu tavırları diğerlerinden uzak durdukları için, aslında hepsinin derdi ortakmış yeride bir başka güzel...Ateş böceklerinin ahenk içinde yaydığı ışıklarla yaptığı dans ve doğadaki seslerin armonisi birleşince geceyi büyüleyici bir rüya gibi kılıyormuş,Ama birden bir rüzgar çıkmış heryeri siyah toz duman kaplamış,o rüzgarla bir maske takılmış yüzlerine,o gün bugündür, çok az insan korunabilmiş ,çok az insan tanıyabilmiş altındaki gerçek duyguyu, kurukış, kar, soğuk değilde nedendir bilinmez saklanan gülen yüzün,açıkta kalan gözleri daha çok üşütmüş yürekleri,tek sorgulama hakkı ise ,bilgin yaşlı terazinin tartısından geçtikten sonra en temiz, en küçük yüreklere kalmış.Büyüklerin masalı bu ya ...Tersmiş biraz, en başta söylenecek söz, son söz olmuş...
BİR VARMIŞ, BİR YOKMUŞ ...

(  Yazan  : Filiz Çınar Demirtaş )

 Yazı ve görsel olarak lütfen izinsiz  alıntı yapmayınız ..

 (Çalışmaların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )


Subscribe